Evet yine bir eurovision şarkı tanıtımı sonrası harekete geçmiş bulunmaktayız. Kaldı ki hala telafuzunu tam yapabilmiş bir ülke değiliz bırak şarkıyı, avrovizyon diyen var yurovizyon, örovizyon karar verin artık.
Neyse Can Bonomo katılcağı açıklandıktan sonra klasik olarak eleştiri sağanağı başladı. İşte bu da kim yok olmaz , yok Murat Boz gitseydi bilmem ne Hande Yener gitseydi falan filan. Sertab Erener'den sonra Athena, Manga genel anlamda tutuldu ülkede. Herkes Can Bonomo'nun nasıl bir şarkı çıkaracağını merakla bekliyordu ve sonunda bu merak 'Love me back' le son buldu. Ve ''Balkanlardan gelen soğuk hava kütlesi'' kadar klişe olmasa da 'Bu şarkıdan bi cacık olmaz mk!' yazıları ve söylemleri heryerde yayılmaya başlandı.
Ve benim en çok merak ettiğim bu sefer bu şarkı kimden çalınmış? Her sene yapılan şarkılar genelde çalıntı olduğu ve sözde sahipleri bütün programlara yayılıyor. Hayır yani sırf eurovision gelince piyasa bu şekilde çıkmayı planlayan elemanlar var. Yahu zamanında 'Rimi rimi ley' e bile ''Bu şarkıyı ben yaptım,benden çaldılar'' diyen çıktı.Ben o şarkıyı yapsam bir daha bırak şarkıyı notalardan hiçbirini ağzıma almam.İllaki bu şarkının da garip bir sahibi vardır. Artık merakla bu şarkının kime ait olduğunu öğrenmeyi bekleyeceğiz(!) .
22 Şubat 2012 Çarşamba
20 Şubat 2012 Pazartesi
O DEĞİL DE!
Dünya'nın oluşumundan bu yana evrendeki en problemli insan tipi 'O değil de' ile yaşayanlardır. Şöyle ki;
Bir arkadaş ortamında oturduğunda bir espri yaparsın herkes güler ama o asla gülüp geçmez üstüne bir şeyler katmaya çalışır katabildiğince. Bu bitmek bilmeyen reaksiyon da 'O değil de' diye başlar. Bu her ortamda karşılaşabileceğimiz canlı türü sanal ortamda da karşımıza çıkar. En çok facebookta çıkar twitterda az rastlanır. Facebookta durumunuza bir şey yazdığınızda hemen bu canlı türü onun altına o yaptığınız esprinin türevi olarak bir espri yapar ve o durum orada mal gibi kalır. Yahu beğen geç ne uzatıyosun ki. Dikkatleri üzerine topladığında ise hiçbir şey yapmamış gibi ortadan kayboluverir. Sen de mal gibi kalırsın gülmek zorundasın o anda.
Bir ortamda yaptığın espriye herkes gülerken o kahkaların arasından yükselen bir 'O değil de' sesi bütün kahkahaları bir anda söndürüverir ve herkesi o tarafa doğru çeker ve ardından bir espri yaparak seni gömer mal gibi kalırsın hiçbir şey de diyemezsin. Bakarsın, içinden bir küfür edersin sonra el mahkum gülersin.
Bu neye benzer, bu garsonu çağırmak için salladığın eli garsonun görmeyip onun haricindeki herkesin görmesi senin o alaycı bakışlara maruz kalman gibi. Kafanı kaşırsın sanki el sallamıyormuş gibi. Yavaşça önüne dönersin telefonunun tuş kilidini açıp kapatırsın. Çaktırmadan etrafa bakarsın ki acaba hala bakıyorlar mı diye.
Bu elim ve vahim duruma bizi iten 'O değil de' insan türü var oldukça bu durumlar her zaman yaşanacaktır.
Saygılarımla..
Bir arkadaş ortamında oturduğunda bir espri yaparsın herkes güler ama o asla gülüp geçmez üstüne bir şeyler katmaya çalışır katabildiğince. Bu bitmek bilmeyen reaksiyon da 'O değil de' diye başlar. Bu her ortamda karşılaşabileceğimiz canlı türü sanal ortamda da karşımıza çıkar. En çok facebookta çıkar twitterda az rastlanır. Facebookta durumunuza bir şey yazdığınızda hemen bu canlı türü onun altına o yaptığınız esprinin türevi olarak bir espri yapar ve o durum orada mal gibi kalır. Yahu beğen geç ne uzatıyosun ki. Dikkatleri üzerine topladığında ise hiçbir şey yapmamış gibi ortadan kayboluverir. Sen de mal gibi kalırsın gülmek zorundasın o anda.
Bir ortamda yaptığın espriye herkes gülerken o kahkaların arasından yükselen bir 'O değil de' sesi bütün kahkahaları bir anda söndürüverir ve herkesi o tarafa doğru çeker ve ardından bir espri yaparak seni gömer mal gibi kalırsın hiçbir şey de diyemezsin. Bakarsın, içinden bir küfür edersin sonra el mahkum gülersin.
Bu neye benzer, bu garsonu çağırmak için salladığın eli garsonun görmeyip onun haricindeki herkesin görmesi senin o alaycı bakışlara maruz kalman gibi. Kafanı kaşırsın sanki el sallamıyormuş gibi. Yavaşça önüne dönersin telefonunun tuş kilidini açıp kapatırsın. Çaktırmadan etrafa bakarsın ki acaba hala bakıyorlar mı diye.
Bu elim ve vahim duruma bizi iten 'O değil de' insan türü var oldukça bu durumlar her zaman yaşanacaktır.
Saygılarımla..
18 Şubat 2012 Cumartesi
KOSLA OKSİ EKŞIN
Geçenlerde aklıma geldi.Yahu şu kosla oksi ekşıncı abiler vardı piyasada.Teyzeler tam çamaşır makinesini açacakken laaaps diye ortaya çıkıverirlerdi hani.Ellerinde de nerden buldularsa bembeyaz bir t-shirt ama vişne,yağ ve çamur lekesi olmazsa olmaz t-shirtte.Ben bir ara kıyafet satan yerlerde ''Kosla oksi ekşın'ın kirli t-shirt'ü gelmiştir'' falan göreceğim diye korktum.Bizim milletimiz bu konuda üstaddır.'Fatmagül'ün yeleği', 'Hürrem kıyafeti' falan zaten bu konularda yeterince tecrübe edindik. Neyse nerde kalmıştık he işte bu teyzeler tam çamaşır makinesini çalıştıracakken laaps diye kosla oksi ekşıncı abiler damlarlardı. ''Lekeleriniz çıkmıyor mu? Bir de yeni anti bilmem ne zartingen zurtungen etkili Kosla oksi ekşın'ı deneyin''. Bir de yanlarında leğen de taşıyorlardı galiba hemen ellerindeki t-shirtü leğene sokarlardı çıkartırlardı ''Bakın ne kadar da etkili'' diyerek sırıtırlardı. Ulan güzel hoş tamam da benim aklım şeyde kaldı. Bu abiler nasıl bu evlere giriyorlar? Teyze makinenin başında e zil falan da çalmıyor laap diye ortaya çıkıyorlar. Hayır elinizde maymuncukla mı dolaşıyorsunuz? Hırsızlık yapıyosunuz da bunu Kosla oksi ekşınla mı örtmeye çalışıyorsunuz? Bir de kirletenler hep çocuklar olmasın büyükler de kirletiyor geçende üstüme çilek reçeli döktüm aklıma direk kosla oksi ekşındaki abi aklıma geldi.Dedim atayım şunu şimdi çıkar gelir falan bir de onunla uğraşmayayım.
Hadi eyvallah..
Hadi eyvallah..
11 Ocak 2012 Çarşamba
İKİLEMLİ GÖZLEMLİ -1-
Neden bu başlığı seçtim çünkü gözlemlediğim bazı garip ikilemler var onlardan bahsetmek istedim.Belki saçmalar ama önemli bir yere sahipler hayatta.For egzampıl;
Bir gün hazırlanmışım çıkıcam evden.Ayakkabılarımı giyicem ve o sebepten apartmanın ışığını açtım ayakkabılarımı giyidim inmeye başladım fakat tam merdivenlerdeyken ışık kapandı. Malesef ışığımız sensörlü değil. 5. kattan 3.kata geldiğimde ışıklar gitti ışığı bulmam lazım, emin adımlarla aşağı doğru indim, kapıyı buldum onun yanında iki adet düğme var fakat hangisi lamba hangisi zil tam bilemedim, zaten düğmeler de gözükmüyor. Yokladım duvarı iki düğmeyi de buldum.Herhangi birini seçmek durumundaydım.O an telefon ışığını kullanıp inmeyi istemedim risk almayı seven çılgın bir gencim ikisinden birini seçecektim.Ve yavaşça soldaki düğmeye doğru uzandım.Daha önce böyle bir durumda yakalanmadığım için hangisin lamba hangisi zil ezberlememeiştim.Ve evet o korkunç saniyeler, o korkunç an, o korkunç ses yani o kuş sesi yani zil düğmesini denk getirmişim.O an garip bir heyecan kaplamıştı beni.İçerdekileri tanımıyordum.Komşularımızla hiç tanışmamıştık çünkü öğrenciyiz biz ve bizi yaşadığım o şehirde pek sallamazlar neyse.Geldim diye bir ses yeni taşınmıştık. Ben ne yapsam bilemedim kaçmak istedim, dedim durmalıyım ,hayır kaçmalıyım, hayır kaçacağım, hayır durucaaaaaaaaam!! diye içimden nara attım.Bakın yine bir ikilem ve bunun sonu da hüsran.Ben karar verene kadar abla kapıyı açtı 'ya çok pardon yanlışlıkla bastım ışığı tutturamamışım kolay gelsin'' dedim ve gittim. Evet kolay gelsin demiştim o an heycanla neden dediğimi sorguladım kendi kendime. Sonra kendime gülerek küfredip olaysız dağıldık.
Bir gün hazırlanmışım çıkıcam evden.Ayakkabılarımı giyicem ve o sebepten apartmanın ışığını açtım ayakkabılarımı giyidim inmeye başladım fakat tam merdivenlerdeyken ışık kapandı. Malesef ışığımız sensörlü değil. 5. kattan 3.kata geldiğimde ışıklar gitti ışığı bulmam lazım, emin adımlarla aşağı doğru indim, kapıyı buldum onun yanında iki adet düğme var fakat hangisi lamba hangisi zil tam bilemedim, zaten düğmeler de gözükmüyor. Yokladım duvarı iki düğmeyi de buldum.Herhangi birini seçmek durumundaydım.O an telefon ışığını kullanıp inmeyi istemedim risk almayı seven çılgın bir gencim ikisinden birini seçecektim.Ve yavaşça soldaki düğmeye doğru uzandım.Daha önce böyle bir durumda yakalanmadığım için hangisin lamba hangisi zil ezberlememeiştim.Ve evet o korkunç saniyeler, o korkunç an, o korkunç ses yani o kuş sesi yani zil düğmesini denk getirmişim.O an garip bir heyecan kaplamıştı beni.İçerdekileri tanımıyordum.Komşularımızla hiç tanışmamıştık çünkü öğrenciyiz biz ve bizi yaşadığım o şehirde pek sallamazlar neyse.Geldim diye bir ses yeni taşınmıştık. Ben ne yapsam bilemedim kaçmak istedim, dedim durmalıyım ,hayır kaçmalıyım, hayır kaçacağım, hayır durucaaaaaaaaam!! diye içimden nara attım.Bakın yine bir ikilem ve bunun sonu da hüsran.Ben karar verene kadar abla kapıyı açtı 'ya çok pardon yanlışlıkla bastım ışığı tutturamamışım kolay gelsin'' dedim ve gittim. Evet kolay gelsin demiştim o an heycanla neden dediğimi sorguladım kendi kendime. Sonra kendime gülerek küfredip olaysız dağıldık.
10 Ocak 2012 Salı
YAVŞAK SİYASET
Geçen gün Erdoğan Bayraktar'ın söylemiş olduğu sözler gerçekten ibretlik.Kupayı ince hesaplarla Trabzon'a getireceğiz diyor.Yahu şu sözü başka biri söylese be bileyim mesela Rıdvan Dilmen söylese gözaltına alırlar.Bir ton soruşturma açarlar şike var diye.Ama bu ülkemizdeki yavşak siyasetin üyelerinden bir bakan neler diyor.Olacak şey değil.Bu söz bir suçtur.Kemal Kılıçdaroğlu savcılara söylediği sözler yüzünden şu an kendisine soruşturma açılması istenilmiyor mu? Milletvekili dokunulmazlığını kaldırmak için çözüm arıyorlar.E o zaman bırakın o da konuşsun.Siyaseti futbola bu derecede karıştırmayın.Zaten Türkiye'de futbol artık ince bir çizgide her an herşey olabiliyor bu tarz konuşmalar ne kadar doğru olur ki hele bir bakan tarafından söylenmesi.Sen git çevre mi düzenliyorsun ne yapıyorsun onu yap senin çevren Trabzon'un kupa müzesi değil senin çevren dışarısı haydi. SAYGILAR! ulan eğlenmek için yazayım diyorum beni sinirli sinirli yazdırıyosunuz böyle konuşmayın damarıma basmayın yavşak siyasetin yavşak hükümeti.
6 Ocak 2012 Cuma
UYKUYA EVET(!) GÜZEL ÜLKEM
Zamanında referandumda uykuya EVET oyunu attınız ve onların oyununu bozmadınız.Şimdi masa başında ne kadar iyi oynuyorlar değil mi? Piyonlarını öne atıyorlar ki vezirlerine fillerine atlarına vs yol açılsın.Çok güzel oyun oynatıyorsunuz.Herkes uykudayken yapıyorsunuz gafil avlıyorsunuz.Van depremini bile kullanarak yani gündemin meşgul olduğu o anı kullanarak kimleri serbest bıraktınız nelere zam yaptınız.Kendi çıkarlarınız uğruna çok iyi hareket ediyorsunuz, bu ülkenin çıkarları uğruna değil.Yine gece uykuda yakaladınız ve hoop haber geldi İlker Paşa içerde. Eee suçu neymiş? darbeye teşebbüs ,darbe değil ,teşebbüs. Kenan evren nerede? Evinde yatıyor o da uyuyor. Ama keyfinden uyuyor. Yapaack bir şey yok ATAM ne güzel söylemiş ''Halkını cehalet ve sefalete teslim eden yöneticiler yok olmaya, cehalet ve sefalete sürükleyen yöneticileri seçen halk ise KÖLE olmaya mahkumdur'' . SAYGILAR.
1 Ocak 2012 Pazar
FİZİK GİBİ GEÇİYOR FİNALLER
Aslında benim şu an fizik çalışmam lazım ama ben ne yapıyorum, çalışmıyorum.O kadar soğudum ki falan şaka şaka ne soğuması bilmiyorum fizik bilmiyorum hacı.Ya da hocalar çok biliyor benim bildiğim onlara yetmiyor.Fizik gibi giriyor sınavlar.Hiç final havasında değilim oturup yazı yazıyorum ya mühendislik iyi ama bana göre değil.Zekiamaçalışmıyorgillerden bir üyeyim.Sınavlarından50alıncaüzülengillerden olamadım hiçbir zaman olamayacağım da ama işte ne yapcan ki uğraşıyoruz.
Ya şu döneme başlarken ki günlere baktığımda yine aynı mod yani işte şu dersten en kötü cc alsam şundan cb ya bi siktir git aga sen önce her dönem en az 3 ders bırakmaktan bir vazgeç derler adama.Evdeki hesap hiç çarşıya uymaz sabahlarız gideriz sınava o mu bize girer biz mi ona pek anlaşılmaz bir sonu var.Genellikle bana hep sınavlar girdi.
Hep aynı taktik bugünlük bir şey olmaz yarın çalışırım ya bu cümlenin türevini ala ala bi hal olduk yahu.Böyle diye diye yumurta ha çıktı ha çıkıcak kırdı kapıyı ne dayanması mına koyum.Son geceye bırakıyoruz sabahlıyoruz sonra gidip bir baş sahibi olup yani başı tutup geri geliyoruz.Geriye kalan hep aynı cümle 'Sağlık olsun be oluuum ne üzülüyon be yorraaam' ulan hep bunu diye diye bu hale geldik.
Ben artık üniversitemin kadrolu maaşlı elemanlarından biri olacağım.yaz kış okuldayım mına koyem.12 ay okuyorum ya insaf ya insaf. Nedir la bu çektiğimiz.Babamlar yüzümü hatırlamıyor ailem beni unutacak nerdeyse ama bizim hocalar beni bırakmıyor bırakıyorlar da öle bırakmıyorlar işte sınıfta bırakıyor züktüklerimini.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)